|
|
|
|
|||||||
|
|
|||||||||
|
|
|||||||||
|
|
Web Sayfama Hoşgeldiniz... |
||||||||
|
PROMOSYON GAZETECİLİĞİNİN ÜRÜNÜ, YANDAŞ GAZETECİKLER Gazeteciliğin evrim değiştirmesi bugün için ayyuka çıktı. Gazetecilikte bir dönem damgasını vuran "kupon" toplama hastalığı, ardı arkasına kesilmeyen promasyonlar, lotaryalar Türk basın tarihine damgasını vurdu. Kitapla başlayarak, tencere, tavadan tutunda, ev, araba, buzdolabı, bilgisayar, televizyon bilumum ne varsa ticari kazanç sağlayacak ürünlerin gazeteler vasıtasıyla okyucuyla buluşturması mı yoksa gazeteler aracılığıyla para kazanmanın bir yolumuydu gazetecilikte yaşananlar. Gelin Türkiye'de ilk promosyona gidelim. 13 Haziran 1926. İlk promosyonu "Vakit Gazetesi" yapıyor. 15 kupon gönderenlere çekilişli kitaplar ve kalemler veriyordu. 1928 yılında Arap harflerinin yerine Latin harflerinin kabulü, bir çok gazetenin tirajlarını yitirmelerine neden olmuş, ancak bu durum Cumhuriyet Vakit gazetesi 1929 yılında promosyon ile ilgili farklı bir uygulama yapmıştır. O günlerde Reşat Nuri Güntekin'in "Yaprak Dökümü" adlı kitabını yayınlamaya 25 Temmuz 1931'de kabul edilen Matbuat Kanunu'nun 36. maddesiyle ağır cezalar öngören yasanın uygulanmasıyla gazeteler kupon dağıtmaktan vazgeçmişlerdir. 1950'de çıkarılan Basın Kanunu'nda bu maddeye yer verilmediği için, bu tarihten sonra gazeteler tekrar kupon dağıtmaya başlamışlardır. 1950'den sonra gelişen lotaryacılık yaygınlaşmıştır. 1960'lı yılların başında Abdi İpekçi, Milliyet Gazetesiyle ufak hediyeler verilmesini sağladı. 1960'da ise Akşam Gazetesi bu serüveni " Her okuyucuya ikramiye" kampanyasıyla sürdürdü. 1966'da Haldun Simavi tarafından çıkartılan magazin gazetesi "Son" kupon devrini sürdürmüştür. 1980'li yılların başlarında "Serbest Piyasa Ekonomisi" basına büyük darbe vurmuştu. Ayakta kalanlar ufak gazeteleri ya satın aldı yada tarih sayfalarından silinmelerini sağladı. 1988'e gelindiğinde trajını artırmak için Milliyet Gazetesi "karton savaşları" olarak tarihteki yerini alacak karton oyuncaklar vermeye başladı. Karton oyuncak verdiği gün trajını 1 milyona çıkaran Milliyet Gazetesi, promosyon vermediği günlerde ise 220 bine düşürüyordu. Karton savaşına Sabah ve Hürriyet'inde katılması savaşın şiddetini arttırdı. O dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Cemal Güzel'in Milliyet Gazetesi ziyareti sırasında "karton oyuncakları" incelerken çekilen fotoğrafın yayınlanması karton savaşlarının fitilini ateşlemesine sebep olmuştur. Karton savaşlarının hemen ardından 1989'da yine Milliyet Gazetesinin "balon devri" olarak bilinen okuyucularına balon promosyonuyla sürdü. Yine balon devrinde Milliyet trajını 480 bine çıkarırken, balonsuz günlerinde ise 260 bine düşürüyordu. Milli Gazetes o dönemde 3 tahlili okuyucusunu "Umre'ye göndereceğini vaat ediyordu. Promosyonların hızlandığı bir dönemdi. Ansiklopedi, araba Günaydın ve Hürriyet veriyordu. Hürriyet adayalı, döşeli, hizmetçiside içinde ev kampanyasını sürdürdü. Kampanyalar, promosyonlar trajlara da yansıyordu. Dudak uçuklatan "uçak kampanyası" ise Tercüman'dan geliyordu. İşin ilginç tarafı kazanan tahlililer gümrük vergisini ve alan kirasını ödemesi gerektiğini sonradan öğreneceği süprizi yaşıyordu. Armağan kazananların ayrıca veraset ve intikal vergilerini ödemek zorunda olmaları kötü sürprizler yaratıyordu. Günaydın, Sabah, Güneş, Hürriyet, Milliyet ve Tercüman'ın giriştiği promosyon yarışında 52 çeşit armağan 1989'a damgasını vuruyordu. 52 çeşit içerisinde bakın neler var; Tatil olanakları (290), otomobil (287); TV (427); bisiklet (1300); yastık (10 000); 1990, 1991 yıllarında promosyon çılgınlığı tam gaz devam ediyordu. Sihirli kolye (Bugün); 5 villa (Bugün); akapunktur cihazı (Türkiye); Kuran-ı Kerim ve İlmihal (Zaman); Bunların yenilerini değişik ürünlerini 1992, 1993 yıllarında da sürdü. 1993'te Hürriyet diş macunu, Sabah da deterjan dağıttı. 1993 yılının Mayıs ayında Sabah'ın tirajı 943 bine, Hürriyet'inki 713 bine yükseldi. Cumhuriyet'inki 58 bine düştü. 1994-1995 yılları gazetelerin bir birlerine hakaretleri seviyenin düşmesi ağır hakaretlere sebep oldu. Gazeteler güvenirliğini yitirdi. Akşam gazetesinin televizyon kampanyası medya dünyasında şok etkisi yarattı. Yaşanan promosyon çılgınlığının medya savaşına dönüşmesi dönemin Sanayi Bakanı Yalım Erez'in "promosyon yasası" hazırlamasına, Cumhurbaşkanı Süleyman demirel'in yasayı veto etmesinin ardından TBMM'de RP ve DYP oylarıyla yasalaşması izliyordu. Yasanın çıkmasıyla promosyonların sekteye uğraması, yapay trajların düşmesine, gazetelerin zor günler geçirmesine sebep verdi. Gazete patronları bu yasanında bir yolunu bularak farklı promosyonlar uyguladılar. Günümüzde de bir çok gazete o dönemde ki kadar olmasa da kitap, cd, dvd tarzı promosyonlar yapıyorlar. İnternet gazeteciliğide promosyon kampanyasını bugün itibariyle başlattı. İnternet gazeteleride LCD ekran televizyon, fotoğraf makinası veriyorlar. Bilgi yarışması adı altında okuyucu çekmeye çalışan internet gazeteleri promosyonu sürdürüyorlar. Asıl olan yapay trajın günümüze dev medyanın oluşmasına katkı sağlamıştır. Promosyon asıl bir araşken, amaç halıne gelmesi Türk gazeteleri için tarihteki yerini almıştır. Gazete okunmak için alınırken, tüketim aracı haline gelmiştir. Gazete okuru yerini de tüketici almıştır. Okur ve gazete ilişkisi bozulmuştur. Bunun yerini üreticinin tüketici ilişkisi almıştır. Kupon dönemiyle kağıt israfı ise had safhaya yükselmiştir. Türk basını promosyonu çılgınca yaşamış, tarihe promosyonlar savaşı olarak geçmiştir. Günümüzde gazeteciklerin geldiği nokta o günlerin eseridir. Yandaş gazeteler, taraf gazeteler o günlerin bugünümüze yansımasıdır.
KAYNAKÇA: Topuz, Hıfzı (2003): Türk Basın Tarihi, Remzi Kitabevi, İstanbul GAZETECİLİĞİN EVRİM DEĞİŞTİRMESİ "Gazete yöneten adam, bana, cehennem ateşini bir kova suyla söndürmeye çalışan bir meleği hatırlatır."
Ne dersiniz? Gazete nedir? Gazete, haber, bilgi ve reklam içeren, genellikle düşük maliyetli kâğıt kullanılarak basılan ve dağıtımı yapılan bir yayım olup halka güncel olaylara ilişkin bilgi verme amacı gütmektedir . Genel olarak yayınlandığı gibi, özel bir konu üzerinde de yayınlanabilir ve genellikle günlük ya da haftalık olarak yayınlanır.
Ofset yöntemlerde ise basımı yapılacak malzemenin filmleri alınır. Kimyasal bazı işlemlerden geçirilen bu filmlerden baskı kalıpları hazırlanır. Birçok gazete saatte on binlerce gazete basabilen rotatif baskı makineleri ile basılır. Baskıda kullanılan kalıpları hazırlamanın başlıca iki yöntemi vardır. Artık terk edilmeye başlanan eski yöntemde, kalıplar linotip makinelerinde, harflerin kurşun alaşımından dökülerek satırlar biçiminde dizilmesiyle hazırlanır.
Şimdi gazeteci kimdir sorusunun cevabına gelelim.
Gazetecilik her şeyden önce birazda cesaret işi olduğundan iyi bir gazetecinin aynı zamanda cesaretli ve becerikli birisi olması gerekmektedir. Gerektiğinde yerel yöneticiler, hükümetler ve güç odaklarına tavır alan kişiler haklının yanında haksızın karşısında, çıkar ilişkisi gütmeyen kişilerdir. Günümüzde bunun böyle olmadığını bilmek, gazeteci kişiliğine sahip her kişiye zul gelir.
Yukarıda gazetenin tanımını, hazırlanışını ve basımını aktarmıştım. Günümüzde hızlı bir şekilde yerini alan internet gazeteciliği matbuatın yerini almaktadır.Bu süreç içerisinde şekillenen basın, yayın organları bu gidişata ayak uydurmakta da fazla gecikmediler. Hemen hemen hepsi internet gazetelerinin yayınları sağlayarak, okuyucularıyla buluştular.
Atatürk yine diyor ki, ""Matbuat hiçbir sebeple tahakküm ve nüfuza tabi tutulamaz."
|
|||||||||
|
|
|||||||||
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|